Şifreli mesajlar
Yapay zeka ile yaptığınız her konuşma, veritabanına yazılmadan önce sunucu tarafında AES-256-GCM ile şifrelenir. Hiçbir mesaj açık metin olarak tutulmaz; şifreli kayıt yalnızca yetkili kullanıcının oturumunda çözülür.
Karar arama, dilekçe ve günlük işi tek platformda hızlandırır. Genel bir sohbet botunun aksine yalnızca doğrulanmış kararlardan konuşur ve 70 mesajı aşan, çok davalı konuşmalarda bile bağlamı korur — uydurma içtihat ya da karışan davalar olmadan.
Genel modeller birçok iş için güçlüdür; ama hukuki araştırmadan doküman oluşturmaya kadar her adımın doğruluk gereksinimi farklı bir teknoloji gerektirir. Farkı beş noktada görürsünüz.
Genel sıralama
100 üzerinden · 3 kör hakemKoyu: Bar Serisi · Açık: genel-amaçlı modeller
Benchmark
Tarafsız Türk hukuku soruları, üç bağımsız hakemin kör değerlendirmesiyle puanlandı. BaroBase'in üç Bar Serisi modeli de ilk üç sırayı aldı; en hafif model bar-1.5 dahi, önde gelen genel-amaçlı modellerin (Claude Opus 4.8, ChatGPT-5.5, Gemini 3.1 Pro) beş varyantını geçti.
Üstünlük yalnızca emsal ve atıf ekseninde değil: strateji ve kullanılabilirlikte de Bar Serisi belirgin biçimde daha iyi sonuç aldı — bu eksenlerde de zirveyi Bar Serisi aldı. Bar modelleri doğrulanmış arşivden gerçek, tıklanabilir künyeler getirdiği için hiç uydurma atıf üretmedi; genel modeller ise ya künye vermekten kaçındı ya da uydurdu. Daha çok “düşünme” çabası kaliteyi neredeyse hiç artırmadı, maliyeti 2–4 kat büyüttü.
Dört davranış ekseninde de ilk üç sıra Bar Serisi'nin:
Döküman Editörü
Karar aramaktan belge yazmaya tek ekranda geçersiniz: solda yapay zeka ekibiniz argümanları kurar, ortada belgeyi siz düzenlersiniz, sağda harita, doğrulanmış kaynaklar ve her sürüm elinizin altındadır.
Aşağıdaki belge doğrudan düzenlenebilir — metnin üzerine tıklayıp yazın.
(Dosyanın istinaf incelemesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi arz ve rica olunur.)
DOSYA NO: [E. …/K. …]
SÜRE TUTUM BEYANI: İşbu istinaf dilekçesi, gerekçeli kararın müvekkilimize/tarafımıza tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal süre içinde, ihtiyaten süre tutum beyanıyla birlikte sunulmaktadır; tebliğ tarihinin kesinleşmesi ile birlikte gerekçeler tamamlanacaktır. [Tebliğ tarihi netleşmedikçe süre hesabı ihtiyatlıdır — bkz. aşağıda "İstinaf İncelemesinin Kapsamı" bölümü.]
İSTİNAF EDEN (DAVACI): [Davacı Adı Soyadı/Unvanı] ([Davacı Adresi])
VEKİLİ: Av. [Vekil Adı Soyadı] ([Vekil Adresi])
KARŞI TARAFLAR (DAVALILAR):
İşbu istinaf başvurusu, [İlk Derece Mahkemesi Adı]'nin [E. …/K. …] sayılı ve tapu iptali ve tescil talebimizin reddine ilişkin kararına yöneliktir. Kararın müvekkilimize tebliğ tarihi işbu dilekçenin hazırlandığı aşamada dosya kapsamında kesin olarak belirlenememiştir; bu husus [Eksik: tebliğ tarihi] placeholder'ı ile korunmakta olup, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği tarihin ivedilikle mahkeme kaleminden temin edilerek dosyaya kazandırılması ve HMK m. 345 uyarınca öngörülen iki haftalık istinaf süresinin bu tarihe göre hesaplanması gerekmektedir. İşbu dilekçe, süre tutum kaydı mahiyetinde ve ihtiyaten sunulmuş olup, tebliğ tarihinin netleşmesiyle birlikte süreye ilişkin beyanlarımız kesinleştirilecektir.
Yerel mahkemenin, davalı üçüncü kişi adına kayıtlı bağımsız bölümlere yönelik tapu iptali ve tescil talebimizin reddine ilişkin [E. …/K. …] sayılı kararının HMK m. 341 vd. uyarınca istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması, davanın kabulü ile davalı üçüncü kişi adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ve müvekkilimiz adına tescili talebinden ibarettir.
Müvekkilimiz ile davalı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yürütülen inşaat faaliyeti, yerel mahkemece yaptırılan keşif neticesinde %92 seviyesinde tamamlanmış olarak tespit edilmiş; buna rağmen müvekkilimizin, eksik iş bedeline karşılık gelen tutarı mahkeme veznesine depo etmiş olmasına karşın, davalı üçüncü kişi adına kayıtlı bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptali ve tescil talebimiz yerel mahkemece reddedilmiştir. Yerel mahkemenin ret gerekçesinin dosya kapsamında ayrıntılı biçimde belirtilip belirtilmediği bu aşamada kesin olarak bilinememekle birlikte [Eksik: yerel mahkeme ret gerekçesinin tam metni], mevcut olgular ışığında ortaya çıkan tablo; edimin büyük ölçüde ifa edilmiş olması, eksik kısma ilişkin bedelin depo edilmiş olması ve buna karşın devralan üçüncü kişinin iktisabının şeffaf olmadığına dair emarelerin varlığı karşısında, ret kararının hukuka ve dosya kapsamına uygun olmadığını göstermektedir. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere, istinaf sebeplerimiz; taraf teşkiline ilişkin eksikliklerin değerlendirilmesi, sözleşmesel edimin ifa durumu, eksik iş bedelinin depo edilmesinin hukuki sonucu, üçüncü kişinin iktisabının hukuki niteliği ve iyiniyet karinesinin somut olgularla çürütülmesi eksenlerinde toplanmaktadır.
Dosya kapsamında, müvekkilimizin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan arsa sahibi sıfatıyla davacı konumunda bulunduğu sabittir. Bununla birlikte, davalılar arasında yer alan ve arsa payında pay sahibi olduğu anlaşılan [Davalı Arsa Sahibi (Paydaş) Adı Soyadı]'nın müvekkilimizden ayrı bir arsa sahibi/paydaş sıfatıyla davada yer alması, taraf teşkili bakımından özenli bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Bu hususun aydınlatılması, hem aktif husumetin (müvekkilimizin dava açma ehliyeti) hem de pasif husumetin (davalıların doğru biçimde hasım gösterilip gösterilmediği) sıhhati bakımından önem taşımaktadır.
a) Aktif Husumet: Müvekkilimiz, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bizzat tarafı olması nedeniyle, sözleşmeden doğan edim dengesinin bozulması ve yüklenicinin edimini eksik ifa etmesi hâllerinde tapu iptali ve tescil talebinde bulunma ehliyetine sahiptir.
b) Pasif Husumet ve Mecburi Dava Arkadaşlığı: Taşınmazda birden fazla arsa sahibi/paydaş bulunması hâlinde, tapu iptali ve tescil davalarında HMK m. 59 uyarınca maddi hukuk bakımından zorunlu dava arkadaşlığı kuralları gözetilmelidir. Davalı arsa sahibinin, dava konusu bağımsız bölümler üzerinde pay sahibi olması nedeniyle davaya dahil edilmiş olması bu çerçevede isabetlidir; ancak bu paydaşın müvekkilimizle olan ilişkisinin (müşterek malik/mirasçı vb.) tam olarak netleştirilmesi, hükmün infaz kabiliyeti bakımından önem arz etmektedir.
c) Davalı Kimlik Bilgilerindeki Eksiklik: Davalı tarafların (yüklenici, üçüncü kişi ve arsa sahibi) tam kimlik/unvan ve tebligat bilgileri dosya kapsamında [Eksik: davalı kimlik bilgileri] placeholder'ı ile korunmuş olup, bu bilgilerin ivedilikle tamamlanması taraf teşkilinin usulüne uygunluğu bakımından gereklidir.
Bu çerçevede, davalı arsa sahibinin davaya esaslı bir itiraz sunmamış olması, müvekkilimizin taleplerinin bu davalı yönünden zımnen benimsendiği yönünde destekleyici bir olgu olarak değerlendirilmekle birlikte, bu husus tek başına hüküm kurmaya elverişli olmayıp yalnızca tamamlayıcı bir emare niteliğindedir.
Müvekkilimiz ile davalı yüklenici arasında geçerli bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşme uyarınca yüklenici, kendisine düşen bağımsız bölümleri inşa etme ve tamamlama yükümlülüğü altına girmiştir. Yerel mahkemece yaptırılan keşif neticesinde inşaatın fiziki tamamlanma seviyesinin %92 olduğu tespit edilmiştir. Bu oran, sözleşmenin ifasının önemli ölçüde gerçekleştiğini, kalan kısmın ise "eksik iş" niteliğinde, bedelle telafi edilebilir bir eksiklik olduğunu göstermektedir.
a) Sözleşme Türü ve Niteliği: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, karma nitelikli bir sözleşme olup, yüklenicinin inşaat yapma edimi karşılığında arsa payının kısmen veya bağımsız bölüm olarak kendisine veya gösterdiği üçüncü kişiye devredilmesini öngörür. Tapu iptali ve tescil davalarında bu sözleşmenin ifa durumu, davanın esasını oluşturur.
b) Keşif Tespitinin Bağlayıcılığı: Mahkemece yaptırılan keşif ve bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi raporu, inşaatın somut fiziki durumunu objektif olarak ortaya koymaktadır. Bu tespit, aksi ispatlanmadıkça esas alınması gereken teknik bir olgudur.
c) Tamamlanma Oranının Değerlendirilmesi: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3097 E., 2022/502 K. sayılı kararında, inşaatın büyük oranda (katlanabilir seviyede) tamamlanmış olması hâlinde, üçüncü kişi alıcının dahi tapu iptali ve tescil hakkının, eksik iş bedeli ile buna bağlı masrafların mahkeme veznesine depo edilmesi şartıyla tanınabileceği vurgulanmıştır. Somut olayda tespit edilen %92'lik oran, bu içtihatta atıf yapılan "katlanabilir eşiği aşan" seviyeyi karşılamakta olup, bu oranın Yargıtay'ın sabit bir eşiği olarak değil, somut olayın kendine özgü gücü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Müvekkilimiz, mahkemece tespit edilen eksik iş bedeline karşılık gelen tutarı, birlikte ifa kuralı gereğince mahkeme veznesine depo etmiştir. Bu işlem, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde karşılıklı edimlerin dengelenmesini öngören TBK m. 97 hükmünde ifadesini bulan ödemezlik def'i/birlikte ifa ilkesinin somut uygulamasıdır.
a) Birlikte İfa Kuralının İşleyişi: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, yüklenicinin edimini tam olarak ifa etmemiş olması hâlinde, arsa sahibinin (veya ondan hak devralan tarafın) tapu iptali/tescil talebinde bulunabilmesi için eksik kalan edimin karşılığını depo etmesi gerekmektedir. Müvekkilimiz bu yükümlülüğü yerine getirmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/3992 E., 2024/1944 K. sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere, "eksik ve ayıplı iş giderim bedeli … davacı temlik alan tarafından mahkeme veznesine depo edildiği" hâllerde tapu iptali ve tescil talebinin kabulü, depo edilen bedelin tapu devriyle eş zamanlı olarak hak sahiplerine ödenmesi kaydıyla hukuka uygun bulunmuştur.
b) Depo Edilen Meblağın Kapsamı: Depo edilen bedelin yalnızca fiziki eksik işleri mi, yoksa buna ek olarak kira tazminatı, cezai şart, SGK ve vergi borçları gibi kalemleri de kapsayıp kapsamadığı dosya kapsamında netlik taşımamaktadır [Eksik: depo edilen bedelin kalem bazında dökümü]. Bu husus, "edimin tam olarak dengelendiği" iddiasının kapsamını doğrudan etkileyeceğinden, mahkemeden bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve depo tutarının bu kalemlerle karşılaştırılması talep olunur.
c) İskan/Anahtar Teslimi Ayrımı: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5244 E., 2024/2420 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, sözleşmede "anahtar teslimi" ibaresi bulunmadığı hâllerde yüklenicinin yapı kullanma izin belgesi (iskan) alma zorunluluğu bulunmamaktadır; eksik iş bedelinin depo edilmiş olması, edimin ifa edildiğinin kabulü için yeterlidir. Somut olayda sözleşmenin bu yönde bir "anahtar teslimi" hükmü içerip içermediği netleştirilmeli, ancak mevcut veriler ışığında iskan eksikliğinin tek başına ret gerekçesi oluşturamayacağı vurgulanmalıdır.
Yüklenicinin tescilden önceki hakkı, esasen kişisel/alacak hakkı niteliğinde olup, bu hakkın davalı üçüncü kişiye devri, alacağın temliki (TBK m. 183 vd.) mahiyetindedir. Dolayısıyla davalı üçüncü kişi, yüklenicinin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini aynı hukuki çerçevede devralmış olup, yüklenicinin edim eksikliklerinden bağımsız, "temiz" bir hak iktisap ettiğini iddia edemez.
a) Bedelsizlik İddiası: Davalı üçüncü kişinin, devraldığı bağımsız bölümler karşılığında gerçek bir satış bedeli ödediği ispatlanamamıştır. Bu husus şu an için bir iddia düzeyinde olup, aksini gösterir herhangi bir banka dekontu, ödeme belgesi veya tapu harcı beyanına rastlanmamıştır.
b) Akrabalık/Aile İlişkisi: Bağımsız bölümlerin davalı üçüncü kişiye devri işleminin ailevi/akrabalık ilişkilerine dayandığı, tarafımızca ileri sürülmektedir [iddia düzeyinde; akrabalık derecesi netleştirilmelidir]. Bu ilişkinin niteliği ve derecesi, nüfus kayıt örneği ile netleştirilmeye muhtaçtır.
c) TBK m. 19 Çerçevesinde Nisbi Muvazaa: Bedelsizlik iddiası ile akrabalık bağının birlikte değerlendirilmesi, TBK m. 19 anlamında nisbi muvazaa şüphesini güçlendirmektedir. Zira gerçek bir bedel ödenmeden ve yakın akrabalık ilişkisi içinde gerçekleştirilen bir devrin, yüklenicinin sözleşmesel yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla yapılmış görünüşte bir işlem olması ihtimali göz ardı edilemez. Ancak bu iddiaların şu aşamada "ispatlanmış" değil, "emare düzeyinde" sunulması gerektiği tarafımızca da kabul edilmektedir; bu nedenle mahkemeden banka kayıtları ve tapu harcı beyan değerlerinin celbi talep olunmaktadır.
Tapu siciline güvenerek işlem yapan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu, TMK m. 3 uyarınca asıldır ve TMK m. 1023 bu iyiniyeti korumaktadır. Ancak bu karine mutlak olmayıp, somut olguların ortaya koyduğu emarelerle çürütülebilir.
a) İspat Yükünün Davacıda Olması: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2714 E., 2025/2256 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, üçüncü kişinin iktisap anında yüklenicinin edimini yerine getirmediğini ve fesih/eksik ifa koşullarının mevcut olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat yükü arsa sahibine (davacıya) aittir. Bu ilke, tarafımızın hangi delillerle hareket etmesi gerektiğini göstermekte olup, dosyaya somut delil sunma yükümlülüğümüzü ortaya koymaktadır.
b) Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması (TMK m. 2): Davalı üçüncü kişinin, akrabalık ilişkisi ve bedelsiz devir gibi olgular karşısında "tapu siciline güvendiğini" ileri sürmesi, somut olayın koşulları dikkate alındığında TMK m. 2 anlamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edebilir. Zira aile içi bir devirde, edinen tarafın devredenin (yüklenicinin) sözleşmesel durumunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
c) Muvazaa Hâlinde TMK m. 1023'ün Uygulanmaması: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/1146 E., 2025/2255 K. ve 2023/2609 E., 2025/2211 K. sayılı kararlarında, üçüncü kişinin iktisap anında sözleşmenin fesih/eksik ifa koşullarının varlığını bildiği veya bilmesi gerektiğinin arsa sahibince somut delillerle ispatı hâlinde, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilebileceği belirtilmiştir. Aynı doğrultuda 2024/2212 E., 2025/2244 K. sayılı kararda da, üçüncü kişinin kötüniyetinin ispatı hâlinde tapuya güven ilkesinin (TMK m. 1023) işlemeyeceği vurgulanmıştır. Somut olayda bedelsizlik ve akrabalık ilişkisinin birlikte değerlendirilmesi, bu içtihatların aradığı "somut delil" standardına yaklaşan güçlü bir emareler bütünü oluşturmaktadır.
Dosya kapsamındaki emsal kararlar iki ayrı eksende değerlendirilmelidir:
a) Lehe Emsaller — Depo/Edim Teorisi: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/3992 E., 2024/1944 K., 2022/5244 E., 2024/2420 K. ve 2021/3097 E., 2022/502 K. sayılı onama kararları, eksik iş bedelinin depo edilmesinin, sözleşmesel edim dengesinin sağlandığına dair yeterli bir hukuki güvence teşkil ettiğini ve tapu iptali/tescil talebinin kabulü için gerekli koşulu oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu içtihatlar, somut olayımızdaki %92'lik tamamlanma oranı ve depo işlemiyle doğrudan örtüşmektedir.
b) İspat Yükünü Ağırlaştıran Güncel İçtihat: Buna karşılık, 16.05.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı sonrası verilen 2024/2212 E., 2025/2244 K., 2025/1146 E., 2025/2255 K. ve 2023/2609 E., 2025/2211 K. sayılı bozma kararları, salt sözleşmenin feshi veya eksik ifa olgusunun tek başına yeterli olmadığını, üçüncü kişinin kötüniyetinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu içtihat değişikliği, davamızda bedelsizlik ve akrabalık olgularının salt iddia düzeyinde bırakılmayıp; muvazaa, bedelsizlik ve akrabalık üçlüsünün birlikte ve doktriner bir çerçevede (TBK m. 19 nisbi muvazaa) sunulmasını zorunlu kılmaktadır.
c) Olaya Özgü Oranın Genel Eşik Olarak Sunulmaması: Somut olayda tespit edilen %92'lik tamamlanma oranı, Yargıtay'ın sabit ve genel bir eşiği olarak değil, işbu davaya özgü, reddedilemeyecek derecede yüksek bir fiili durumun göstergesi olarak sunulmaktadır. Bu husus, mahkemenin somut olay değerlendirmesinde gözetmesi gereken bir olgu gücüdür.
Davalı üçüncü kişinin kötüniyetinin tam anlamıyla ispatlanamaması ihtimaline karşı, terditli/yedek dayanak olarak, bedelsizlik ve akrabalık ilişkisinin birlikte değerlendirilmesi hâlinde TBK m. 19 anlamında nisbi muvazaa iddiasının bağımsız biçimde ileri sürülmesi gerekmektedir. Muvazaalı bir işlemde, TMK m. 1023'ün öngördüğü tapu siciline güven ilkesi zaten hiç işlemeyecektir; zira muvazaalı işlem tarafları arasında gerçek bir hak devri iradesi bulunmamaktadır. Bu dayanağın tek başına yeterli olmadığı, ancak yukarıda açıklanan iyiniyet çürütme hattını güçlendiren tamamlayıcı bir gerekçe olduğu vurgulanmalıdır. Bu iddianın somutlaştırılması için, devir işlemine ilişkin yazılı belgeler, banka kayıtları ve varsa tanık beyanlarının mahkemece celbi ve toplanması talep olunmaktadır [Eksik: muvazaayı gösteren yazılı/banka delili].
İşbu istinaf başvurusunun incelenmesi, HMK m. 355 uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılacaktır; Bölge Adliye Mahkemesi, kamu düzenini ilgilendiren hususlar dışında resen bir inceleme genişletmesi yapmayacaktır.
a) Süre Tutum ve Tebliğ Tarihi İhtiyacı: Yukarıda da belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesi kararının müvekkilimize tebliğ tarihi [Eksik: tebliğ tarihi] dosya kapsamında netlik taşımamaktadır. HMK m. 345 uyarınca istinaf başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu dilekçe, süre tutum kaydı niteliğinde olup, tebliğ tarihinin ivedilikle tespiti ve süre hesabının buna göre yapılması gerekmektedir.
b) Sebeplerin Sınırlı Sayımı: İstinaf incelemesi, işbu dilekçede sayılan sebeplerle (taraf teşkili, edim ifası, depo işlemi, muvazaa/iyiniyet çürütme) sınırlı olarak yürütülecektir.
c) Kamu Düzeni İstisnası: Dava şartlarına ve kesin hüküm gibi kamu düzenine ilişkin hususlara BAM'ın resen dikkat etmesi mümkün olmakla birlikte, bu istisna, işbu dilekçede ileri sürülen esasa ilişkin istinaf sebeplerinin yerini tutmamaktadır.
İşbu istinaf başvurusu bakımından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli tarife uyarınca istinaf başvuru harcı yatırılmış olup, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar harcı dava konusunun tapu iptali ve tescili niteliği gereği ayrıca değerlendirilecektir. Dava değeri dosya kapsamında kesin olarak belirtilmediğinden [Eksik: dava değeri/tutar], harç hesabı bu değerin netleşmesi ile birlikte tamamlanacak ve gerekli tamamlama harcı ayrıca yatırılacaktır.
Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Bölge Adliye Mahkemesi'nce resen dikkate alınacak sair nedenlerle;
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
Av. [Vekil Adı Soyadı]
EKLER:
Bir dilekçenin her bölümü ve o bölümün ardındaki hukuki mantık; o alana özel eğitilmiş, konunun nokta atışı emsal kararlarıyla beslenen oto-ajanlar tarafından kurulur. Böylece her bölüm, kendi hukuk dalının içtihadına hâkim bir uzmanın elinden çıkar.
Boş bir sayfadan değil, mahkemeye hazır bir ilk taslaktan başlarsınız. Doğrulanmış künyeler, belge haritası, sürüm geçmişi ve tek tıkla strateji güçlendirme ile dilekçenizi yazın, düzenleyin ve derinleştirin — hepsi tek ekranda.
Enterprise
Solo bir avukattan büyük bir ekibe; görevler, davalar, takvim, notlar ve dosyalar tek merkezde buluşur — herkes aynı bağlamda, aynı gerçeğin üzerinde çalışır.
Projeler
Aktif dava dosyaları
Duruşma Hazırlığı
4 açık görev
Delil listesi kontrolü
Ahmet Yılmaz · Orta
Tanık beyanı taslağı
Mehmet Demir · Bugün
Tahliye dosyası cevap dilekçesi
Atanmamış · Tarih yok
Tahliye dosyası cevap dilekçesi
Elif Kaya · Yüksek · 18 May
Tahliye dosyası cevap dilekçesi
Tahliye Davası
Drive
Belgelerinizi bulut tabanlı Dosya Yöneticisine yükleyin, her cihazdan erişin ve ekibinizle güvenle paylaşın — hepsi KVKK'ya uygun ve uçtan uca şifreli.
BaroBase'de yazdığınız her mesaj, yüklediğiniz her dosya ve her görsel; veritabanına ulaşmadan önce AES-256-GCM ile şifrelenir. Açık metin asla saklanmaz — içeriğe yalnızca siz erişebilirsiniz.
Nasıl çalışır
Bir mesaj yazar, bir dosya ya da görsel yüklersiniz.
İçerik, cihazınızdan sunucuya TLS ile şifreli kanaldan iletilir; yolda okunamaz.
Veritabanına veya bulut depoya ulaşmadan önce sunucu tarafında AES-256-GCM ile şifrelenir.
Açık metin hiçbir zaman tutulmaz; şifreli kayıt yalnızca yetkili kullanıcının oturumunda çözülür.
Yapay zeka ile yaptığınız her konuşma, veritabanına yazılmadan önce sunucu tarafında AES-256-GCM ile şifrelenir. Hiçbir mesaj açık metin olarak tutulmaz; şifreli kayıt yalnızca yetkili kullanıcının oturumunda çözülür.
Yüklediğiniz PDF, Word belgeleri ve görseller şifreli olarak depolanır; her dosyaya erişim, ilgili dava dosyasına yetkili kullanıcılarla sınırlıdır. Dosyalar birbirine karışmaz — her biri kendi kasasında kalır.
Veri işleme süreçlerimiz Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gerekliliklerine uygun tasarlanmıştır; müvekkil verileri, dava stratejileri ve kişisel bilgiler baştan sona sizin kontrolünüzde kalır.
Ayrıntılar için KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
BaroBase, Türk hukuk profesyonelleri için karar arama, hukuki araştırma, belge inceleme ve dilekçe üretimini destekleyen yapay zeka platformudur. Araştırmayı saniyelere indirir, ilk dilekçe taslağını kurar ve takvim, görev, dosya gibi günlük işi tek yerde toplar; kararı ve sorumluluğu avukat verir.
BaroBase yanıtlarını yalnızca doğrulanmış resmî karar arşivinden üretir; bu yüzden var olmayan içtihat uydurma (hallüsinasyon) riskini tasarımıyla azaltır. Verileriniz KVKK'ya uygun, şifreli saklanır ve sizin kontrolünüzde kalır.
Bulabilir. BaroBase; Yargıtay, Danıştay, Bölge Adliye Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi ve ilk derece kararlarını içeren doğrulanmış resmî arşivde anlam bazlı (semantik) arama yapar ve her sonucu tıklanabilir künyesiyle verir.
Genel modeller birçok iş için güçlüdür; ama hukuki araştırmanın doğruluk gereksinimi farklı bir teknoloji ister. BaroBase Türk hukuku için özel geliştirildi, yalnızca doğrulanmış kararlardan konuşur, kaynağını gösterir ve uzun, çok davalı konuşmalarda bağlamı korur.
Yazdığınız her mesaj ve yüklediğiniz her dosya, veritabanına ulaşmadan önce şifrelenir; açık metin saklanmaz. Her dava kendi kasasında tutulur, dosyalar birbirine karışmaz ve içeriğe yalnızca siz erişirsiniz.
Serbest avukatlar, butik ve orta–büyük hukuk büroları, kurumsal (in-house) hukuk ekipleri ve hukuk öğrencileri/stajyerleri için.